RAMAZAN GEL SİLKELE BİZİ

RAMAZAN GEL SİLKELE BİZİ (Serap’tan)

Doydum… Tarifi zor bir rahatlık geldi üzerime, yedikçe daha bir emin oldum kendimden. Her şeyi biliyordum, yapabilirdim, ben birtaneydim. Midem doldukça acizliğimi unuttum. Doyan sadece karnım değildi belli ki. Tüm uzuvlarım ve nefsim doydukça küstahlığım daha da artıyordu.

Lokmalar boğazımdan aşağıya indikçe daha bir yerleştim dünyaya. Çok sevdim, hayaller kurdum, planlar geldi birbiri ardına. Lezzet kaçıran ölümü unuttum gitti. Muhatabı oldum Kur’an ayetlerinin; insan çok nankördü, hiç düşünmezdi, şükretmezdi…

Tok, açın halinden anlamıyordu ya. Anlamadım ben de. Aç mı uyuyorlarmış, hem de bir alt sokakta?! İyi de bundan banane. Yavrular yetim mi kalmış? Allah kurtarsın. Sokaklar dilenen çocuklarla mı doluymuş? Şunları atsınlar şehir dışına, hep hastalık sebebi. Bir yana baksan giyinik çıplak, bir yana baksan soyunuk çıplakmıymış? Bu Diyanet İşleri ne işe yarıyor? Okul çöplerinden gebeliği önleyici şeyler mi çıkıyormuş? Bu anneler de kızlarına terbiye vermekten aciz. Yıl sonu etkinliklerinde ana sınıfı çocukları bile pop müzik eşliğinde kıvırttırılıyor muymuş? Ama baksana ne kadar yakışmış makyaj (!)

Teptikçe lokmaları boğazıma, gözlerimdeki ağırlık artıyor. Televizyonun karşısında şekerleme yapmaktan başka bir arzum kalmıyor. Namazlarımı bile sürünerek kılıyorum çoğu zaman. Ama dizimi izlerken gözlerim fal taşı. Abdest almak dahi zoruma gidiyor. Eskiler nasıl başarıyorlarmış hep abdestli dolaşmayı ve yeniler neden hep abdestsiz acaba? Az yemek, az içmek birde bereket.

Yemek denilince sofra geliyor aklıma. Bir sofra başında toplanmaktır herhalde değil mi kastedilen? E, o zaman çok yemiyorum ki ben. Kahvaltıdan sonra içtiğim kahve, kahvenin yanında yediğim çikolata, öğleden önce yediğim börek, öğleden sonra yediğim kek, ikindide tükettiğim meyve, akşam yemeğinden sonra yanında olmazsa olmazı çerezle içtiğim çay, çocukları yatırınca şöyle sakin kafa ve ağız tadıyla yediğim tatlı, yatmadan önce elma. Bunlar yemek değil, hep atıştırmalık.

Ne zamandır bari akşamları bir Yasin okuyayım diyorum ama nasip olmuyor. Garipsedim önce; ölü yok, yenidoğan yok nerden düştü aklıma diye. Sonra niyetine girdim ya Allah kabul etsin ama ne vakit açıp başlasam gözlerim kayıyor, mideme bir bulantı gelip yerleşiyor. Belki de şekerim düşüyordur, bak onu hesap edemedim. En iyisi önce bir şeyler atıştırayım sonra açar okurum. Okur muyum?

Akşam yemeğinde bir yandan haber izlemek iyi oluyor. Sofrada muhabbet edin diyor ya uzman aile terapistleri, e muhabbetin konusu da damdan düşmüyor. Ama böyle olunca laf lafı açıyor. Bir yerleri bombalamış yine şu amerikan belası. Kendi yapmadıysa bile yapanı körüklüyordur değil mi? Hay kahrolası. Üzüntüden köfteler boğazıma dizildi, yavrum uzatsana şu kolayı. Aa, nasılda patır patır yıkılıyor evler milletin kafasına. Müslüman ülke miydi burası? Allah yardımcıları olsun gelmiyor elimizden hiçbir şey. Biraz daha patates kızartması isteyen var mı?

Bak ne anlatacaktım unuttum. Bugün markette bir kadın geldi yanıma selam verdi, şaşırdım. Tanımam etmem ama selam verince dedim herhalde tanışıyoruz da ben çıkaramadım. Neyse Ve Aleyküm Selam. ‘Ahzab 33′ü okudun mu hiç kardeşim?’ dedi. ‘Bilemedim şimdi kardeş daha gazetelere bakamadım’ dedim. ‘Ne olmuş ki?’ Gülümsedi ‘senden bahsediyor’ dedi. Elime bir kağıt tutuşturdu yürüdü gitti. Açtım baktım Kur’an mealiymiş, okudum. Aklı biraz eksikti herhalde, ben peygamber hanımı mıyım?

Ramazan gelmeden pikniğe gidelim diyorum ne dersiniz? Tam da güzel zamanlara denk geliyor mübarek, öncesinde yeriz içeriz dilediğimiz gibi. Sonra doğru dürüst bir pikniğe gidemeden yaz bitiyor üzülüyorum.

Sahurda kahvaltı yaparız yine değil mi? Her akşam başka bir börek yaparım yanına kahvaltılık, menemen falan güzel olur. Bak iyi bir alışveriş yapmamız lazım haa, evde hiçbir şey kalmadı. İftara çağıracak bir sürü kişi var. Yılda bir gelinip gidiliyor yemeğe ondada en ufak şey eksik olsun istemem. Vallahi konuşuyorlar sonra. 3 numaradaki Ramazan’a özel yemek takımı almış, telefonda anlatıyordu birine balkonda kulak misafiri oldum. Bizde alsak diyeceğim ya, alacağım cevabı biliyorum. Hadi o neyse de bak bu bayram tatiline beni karıştırma sen bul güzel bir yer bu sefer. Üç öğün, açık büfe olsun sakın atlamayasın bu noktayı. Zaten bir ay boyunca mutfağa tıkılacağım bari bayramda uzatayım ayağımı. Sahi bu sene hangi sahur programını izleyeceğiz? Şimdiden söyleyeyim iftarda benim sevdiğim hocaya bakacağız anlaştık mı? İçli içli, ağlamaklı anlatıyor ne güzel.

Ramazan geliyor dedim, duydun mu?

Salih’in Annesi Serap

ALINTIDIR : http://cahidejibek.com/2014/06/16/ramazan-gel-silkele-bizi/

Reklamlar